8 Ekim 2012 Pazartesi

Dinlemek Üzerine

Dinlemek edimi, hakikatin eylemidir. Bu toplantıya gelmek için çeşitli zorluklardan geçtiniz. Şimdi size söylediklerimi dinlemenizi öneririm. Sonuna kadar dinleyin. Söylediğim şeylerden sadece hoşunuza gidenleri seçmeyin, biraz ondan biraz bundan seçmeyin. Konuştuğum kelâmın bütününü dinleyin, bütünselliği içinde dinleyin. O zaman konuştuğum sözlerin bir bütün olduğunu göreceksiniz. Eğer sadece beğendiniz ya da beğenmediğiniz bir parçasını seçerseniz, toplantının sonunda elinizde sadece küller kalır. Biraz daha sefalet, biraz daha acı, biraz daha kafa karışıklığı.
 
 
Sadece konuşmak sanatını öğrenmek ile yetinmeyin, fakat dinlemek sanatını da öğrenin. Bir çaba göstermeden dinleyebilir misiniz? Konuşan kişi hakkında bir imge yaratmadan dinleyebilir misiniz? Karınızı zihninizde karınız ile ilgili imge olmadan ya da kocanızı zihninizde kocanız ile ilgili imge olmadan dinleyebilir misiniz? İşte dinleyiş sanatı, zihinde bir imge oluşturmadan dinlemektir. Eğer zihninizde bir imge var ise, konuşulan konu ile ilgili bir kavram var ise, bir bilgi var ise, sadece kafanızdaki bu imge, kavram, bilgi ile yorumlamak için dinlersiniz. Konuşulan kelamı bilginize göre yorumlarsınız. Bu gerçek bir dinleyiş edimi değildir. Eğer bir şeyi açıkça görmek isterseniz, ona bütün dikkatinizi vermek zorundasınız.
Dikkat vermek ya da dikkat etmek edimi, konsantrasyon değildir, sadece gözlemleyiştir, gerçekten orada olmakta olanı görmektir. Mikroskopla bir şeye bakan iyi bir bilim adamı gibi… Bu bilim adamı gerçekten orada olan bir şeye bakmak zorundadır. Fakat eğer o bir hipoteze sahip ise, baktığı şey yoluyla bir sonuca varmak istiyorsa, o zaman orada olmakta olan ile ilgili saf bir gözlem yapamayacaktır. Dolayısıyla bir dinlemek sanatı vardır, gözlemlemek sanatı vardır, görmek sanatı vardır. Sonra birlikte düşünmek sanatı vardır. Bundan da öğrenmek sanatına geçilir.
Jiddu Krishnamurti 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder