dır.
* Ruhumuz, ölümsüz olan parçanızdır. Herkesin bir ruhu vardır, ama beş duyunun algısıyla sınırlanmış bir kişilik, ruhunun farkında değildir, ve bu yüzden, ruhunun onun üzerindeki etkilerini tanımayız. Bir kişilik çok duyulu hale geldikçe, sezgileri, önsezileri ve hisleri onun için önemli olmaya başlar. Beş duyusunun sağlayabildiği bilgilerle nedenini açıklayamadığı halde, kendisiyle, diğer insanlarla ilgili ve içinde bulunduğu durumla ilgili şeyleri sezer. Niyetleri fark etmeye ve karşı kaşıya kaldığı eylem ve sözlerden daha fazla, bunların ardındaki niyetlere tepki göstermeye başlar. Örneğin haşin ve öfkeli bir davranışın ardındaki sıcak bir kalbi ya da parlak ve hoşa gidici sözlerin ardındaki soğuk bir kalbi fark eder.
* Bir kişilik tamamen
ruhunun enerjisine hizmet eder hale geldiğinde, o kişilik mutlak güçle
donanmış olur. İçinde bulunduğumuz tekamül sürecinin hedefi ve
varoluşumuzun nedeni budur.
* Bir bağımlılıktan kurtulmak için çalışmaya başlamanın koşulu, önce o bağımlılığı kabul etmektir.
* Beden, ruhun aletidir. Eğer piyanist hastaysa, piyanosunu onarmak onun iyileşmesini sağlayabilir mi?
* Güç ruhun niyetleriyle oluşan bir enerjidir.
* Her kişilik, frekansı ya da güçsüz yönleri kendisininkine benzeyen
bilinçlere sahip kişilikleri kendisine çeker. Bu, çekim yasasıdır.
Sevginin sevgiyi çektiği gibi, olumsuzlukta olumsuzluğu çeker.
* Zararsız olmak, bir varlığa zarar vermeye ihtiyaç duymayacak kadar güçlü olmak anlamına gelir.
Gary ZUKAV
Gary ZUKAV
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder