Başkalarına yol gösterecek olanlar, her gece, her zenginliğe veda
etmeli, üzerlerindeki giysiden başka bir şeyleri olmamalı, ertesi günün
yiyeceğini bile taşımamalıdır. Bilgeler, din tüccarı sahte sofulardan
ancak böyle ayırt edilebilirler.
İnsanlara, bir ırka veya bir aşirete mensup olmak gibi, bir dinden
olmayı öğretmişler. Ben de diyorum ki, size yalan söylemişler. Her
dinde, her düşüncede, ışıklı özü bulup kabuğunu atmayı bilin.
İlk saniyede kuşkulu olacaksın. İnancın ne olursa olsun. Hangi dinden
olursan ol. En katı müminde bile kuşku vardır ve en koyu inançsızlıkta
itiraf edilmemiş bir umut!
Gerçek, çok şey isteyen bir sevgilidir. Hiçbir ihaneti kabul etmez,
bütün inancın ona yönelik, yaşamının bütün anları ona aittir.
İlk acı tatta cesaretin kırılırsa selamete asla ulaşamazsın.
Sofuların tekdüze dünyasında, yalnızlıktan başka sığınak var mıdır?
Şu dünya üzerinde hafif ol, bastırmadan yürü, sert hareketlerden kaçın,
ne ağaçları öldür ne de çiçekleri! Toprağı işliyormuş gibi yap ama onu
yaralama, okşamakla yetin. Başkaları avaz avaz bağırırken, dudaklarını
kıpırdat ve bağırma.
Saf olan ve olmayan besinlerden söz etmek boş inançtır; saf olan ve
olmayan insanlardan söz etmek aptallıktır; her şeyde ve her birimizin
içinde aydınlık ve karanlık vardır.
Yalnızsın, yoksulsun, seninkiler tarafından yadsındın ve evreni fethe gidiyorsun. Gerçek başlangıçlar böyle belli olur.
Her varlıkta, her nesnede aydınlık ve karanlık yan yana ve iç içedir.
Şayet yeryüzünde bir bilgeye yiyecek verecek tek bir kişi kalmamışsa, o
zaman dünya bilgelere layık değil demektir ve gitmelerinin zamanıdır.
Söz gibi güzel mal mı olur? Yükte hafif, değerlendirilmesi bilinirse, pahada ağır.
Onlar sadece koyun, koyunların yazgısında, kırpılmak ve kesilmek vardır.
Batı'da yetişmiş olanın umudu, Doğu'da yeşermedi; Doğu'da yetişmiş
olanın sesi, Batı'ya ulaşmadı. Her gerçeğin, ona sahip olmuş olanların
giysisini ve dilini edinmesi mi şart?
İnsan sadece içindeki ışık ile büyük insandır.
Sadece affedişim, cezalandırdıklarıma daha acı verirse affederim.
Bazı zamanlar olur ki, kendini elinde silahla buluverirsin. Kullanmaktan
utanırsın ama oradadır; soğuk, keskin, vaat edici. Yol çizilmiştir.
Senden önce başka haberciler de senin durumuna düştü. Her biri seçimini
kendi yaptı, tek başına. Sen de öylesin. Her zamankinden çok. Kaderin
ağına karşı tek başına. İçindeki ışıktan başka tek bir fenerin olmadan,
ayırt etmen ve seçimini yapman gerek.
Kralların aşkı, nefretleri kadar yıkıcıdır.
Kimsenin içmediği suya ne mutlu! Yollardan uzaklarda çiçek açan ağaca ne mutlu!
Tanrı'nın kendine özgü nedenleri vardır. O, insanoğlunun süsünün ardındaki kimliğini görür.
İnsan sadece kendi sesini dinler.
Evrenin şafağında, bütün yaratıklar bir ahenk içinde yüzüyorlardı.
Yaratılışın kaosu bunu bize unutturdu. Ama sanatçının ruhuyla uyumlu bir
lavta sesi, başlangıçtaki ahengi bizlere anımsatabilir.
Amin Maalouf
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder