Amerikalı ünlülerin doktoru olarak bilinen, dünyanın en iyi dört
dermatoloğundan biri seçilen Dr. Howard Murad, aynı zamanda kadınları en
iyi anlayan 50 erkekten de biri. Soyisminin Murad olduğuna bakıp da
sakın Türk sanmayın. Zira kendisi, Irak asıllı bir Amerikalı.
“Çoğu kadın ayna karşısına geçtiğinde, kendisiyle ilgili bir pürüz
mutlaka bulur. “Ay sivilcelerim, yok lekelerim, gözümün rengi şöyle
olsaydı, burnum biraz daha küçük olsaydı…” gibi kendinden memnun olmayan
davranışlar gösterir. Dr. Howard Murad, birçok kadının bu tarz
endişelerle kendisine geldiğini söylüyor. Ama ona göre, bunun tek bir
sebebi var. Evet duyduğumuzda bizi şaşırtan, sizi de şaşırtacağını
düşündüğümüz bir cevap: STRES.
Hayat şartları kadınların yükünü attırdı
İngiltere’nin muteber gazetelerinden The Observer tarafından kadınları
en iyi anlayan 50 erkekten biri seçilmek zor. E ne de olsa kadınlar,
öyle anlaması kolay varlıklar değil.
50 binin üzerinde hastaya baktığını ve bunların çoğunun kadın olduğunu
söyleyen Dr. Howard Murad’ın eşi, annesi, 2 kızı ve 2 de kız torunu var.
Bu sebeple her yaştan kadını gözlemleyebildiğini söyleyen Murad, “Hayat
şartları, kadınların üstüne daha çok yük bindirdi. Eski ev kadınıyla
bugünküleri kıyasladığımızda farkı görüebiliriz.” diyor.
Eskiden annelerin “Çocuğum git dışarıda oyna, akşama kadar gelme”
dediğini ama şimdiki kadınların “Benim çocuğum sınıfta en iyi olmalı.
Piyano çalmalı, tenis oynamalı, bütün kursa gitmeli.” düşüncesine sahip
olduğunu anlatıyor. Bu düşünceyle kadınlar kendilerini büyük bir stres
içinde buluyor. Bunun yanı sıra Murad’a göre, toplumun beklentisi
doğrultusunda artan stres, kadınları mükemmel olmaya zorluyor. Ama
mükemmelleşemedikleri zaman kendilerine güvenleri azalıyor ve verimsiz
oluyorlar.
En güzel kadın, kendisiyle barışık olandır
Dış güzelliğin bir kadın için ikinci planda olması gerektiğine inanan
Dr. Howard Murad, kadınların zihninde bir takıntı haline dönüşen güzel
olma fikriyle ilgili de ilginç tespitler yapıyor: “Bir kadının
görüntüsünden önce kendisiyle ilgili ne düşündüğü daha önemli. Kadınlar
mutlu olabilmek için başka biri gibi olmaya çalışmayı bırakmalı. Kendisi
kimse, neyse, nasılsa o şekilde mutlu olmayı öğrenmeli. Başka bir
kadının uzun ya da güzel olmasına bakıp, ‘Ben neden böyle değilim?’ gibi
düşüncelere kapılmak normal değil. En güzel kadın, kendisiyle barışık
olandır.”
Bu noktada Howard Murad’a göre kadınların gerçek sorunları
görüntülerinde değil, zihinlerinde. Bunu hayatımızda birden fazla stres
olmasına bağlayan Murad, sorumluluklar arttıkça insanın, işlerinin
ayrımını yapamadığını anlatıyor. Bunlar da insanı uykusuzlukla beraber,
obeziteye ve izole olmaya maruz bırakıyor . “Bütün bunlara belki de en
iyi çare dokunmaktır. Yani direkt temas halinde olmaktır.” diyen Murad,
ne yazık ki artık insanların arkadaşlarıyla Facebook’tan temas halinde
olduğunu eleştirmeden edemiyor.
Strese bağlı artan durumlardan biri de şüphesiz yaşlanmadır.
Anlatıldığı gibi birbiriyle bağlantılı olan insan vücudu, en küçük
arıza, hiç görünmeyen hastalıklara sebep olduğu gibi, yaşlanmayı da
kolay kılıyor. Dr. Howard Murad, stres ve erken yaşlanmayı önleyecek bir
çözüm reçetesi sunuyor: ‘Hayır’ diyebilmeyi öğrenme, dışarıdan gelen
güneşe ve zararlı ışınlara karşı korunma ve iyi beslenme.
Mevsimi yaklaşan nar, Dr. Murad’ın beslenmedeki favorisi. Narın koruyucu
etkisini birçok üründe kullandığını söyleyen Murad, bu bitki gibi goji
berry, karpuz, durian, yumurta, fındık, fıstık, yeşil mercimek, keten
tohumu ve cevizin de hem güneşe karşı koruyan, hücreleri yenileyen hem
de cildi nemlendirmeye yardımcı olan bitkiler olduğunu anlatıyor.
Ürünlerinde kullanacağı yeni favorisinin
ise ülkemizde bolca bulunan hem cildi güneşe karşı koruyan hem de A
vitamini sayesinde gözleri güçlendiren kayısı olduğunu açıklıyor. Bu
anlamda bu meyvelerin bolca tüketilmesini öneriyor.
Kaynak : cocukaile.net

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder